28 Ağustos 2007 Salı

Mevlana Sözleri (Bunu okumadan yola çıkmayın )



* Sevgide güneş gibi ol,


* Dostluk ve kardeşlikte
akarsu gibi ol,


* Hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol,


* Öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün,
ya göründügün gibi ol.




* Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

* Eşekten şeker esirgenmez ama eşek
yaratılışı bakımından otu beğenir.

* Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

* Leş, bize göre rezildir ama, domuza,
köpeğe şekerdir, helvadır.

* Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül,
kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?

* Pisler, pisliklerini yapar ama
sular da temizlemeye çalışır.

* Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.
Selviyi hür bir halde yücelten,
kederi de sevinç haline sokabilir.

* Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir,
nasıl olur da güneş üflemekle söner?

* Akıl padişahı kafesi kırdı mı,
kuşların her biri bir yöne uçar.

* Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta
aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir.

* Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü,
inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.

* Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur.
Kıskançlık ateşten meydana gelir.

* Dünya tuzaktır. Yemi de istek.
İstek tuzaklarından kaçının.

* Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama
susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.

* Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin.
Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.

* Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek,
inciyle denizin varlığından da şüphe eder.

* Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu,
dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.

* Oruç tutmak güçtür, çetindir ama
Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından,
bir derde uğratmasından daha iyidir.

* Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz.
Suyu başına döksen, başı kırılmaz.
Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan,
toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.

* Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana,
içinde inci vardır.

* Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir.
Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

* Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?

* Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes
çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?

* Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.

* Her dil, gönlün perdesidir.
Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.

* Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları
olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.

* İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey
görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun
diye bu alem yok değildir.

* A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın,
tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.

* O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti.
Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.

* Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da
nedir bir sevgiye harcanmadıktan,
bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

* Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor,
gama binlerce defa aferin.

* Nefsin, üzüm ve hurma gibi
tatlı şeylerin sarhoşu oldukça,
ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?

* Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de,
şeytandan dert satın alır.

* Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

* Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?

* Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

* Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.

* Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.

* Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır.
Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?

* Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.


* Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.


* Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.


* Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir,
nasıl olur da güneş üflemekle söner?

* Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar

* Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir.

* Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.

* O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile.
İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.

* Genişlik, sabırdan doğar.

* Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü,
inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.

* Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur.
Kıskançlık ateşten meydana gelir.

Hiç yorum yok: